Türkiye’de çalışan buluşları, kanunun ve iş sözleşmesinin işaret ettiği tarafa aittir ve başlangıç noktası basit bir ayrımdır. Çalışanın işinden doğan veya işverenin bilgi birikimine ve imkanlarına önemli ölçüde dayanan bir buluş, işverenin talep edebileceği bir hizmet buluşudur. Çalışanın icat ettiği diğer her şey ise buluşçuda kalan bir serbest buluştur. Yani Türkiye’de çalışan buluşları kime aittir sorusu, aslında önce sınıflandırma, sonra süreç sorusudur: bildirim, talep ve makul bir bedel ödemesi. Bu rehber, bu sınıflandırmayı, her iki taraftaki yükümlülükleri ve işveren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca bir hizmet buluşuna el koyduğunda buluşçunun neye hak kazandığını açıklar.
Türkiye’de Çalışan Buluşları Kime Aittir?
Türkiye’de çalışan buluşlarının sahipliği, buluşu kimin düşündüğüne değil, her buluşun nasıl sınıflandırıldığına bağlıdır. Türk hukuku, bir iş ilişkisi sırasında yapılan buluşları iki gruba ayırır: hizmet buluşları ve serbest buluşlar. Bir hizmet buluşu, onu yapan çalışana makul bir bedel ödenmesi karşılığında işveren tarafından tamamen veya kısmen talep edilebilir. Bir serbest buluş ise, yalnızca işvereni bilgilendirme yükümlülüğüne tabi olarak çalışanda kalır. Bu kurallar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve çalışan buluşlarına ilişkin yönetmelikte yer alır ve iş sözleşmesi buluşlar hakkında hiçbir şey söylemese bile uygulanır. TÜRKPATENT nezdindeki uygulamamızda, uyuşmazlıklar genellikle bilimsel bir sorunla değil, kaçırılan bir bildirimle veya belirsiz bir sözleşme maddesiyle başlar.
Hizmet Buluşları ile Serbest Buluşlar: Temel Ayrım
Türkiye’de hizmet buluşları ile serbest buluşlar arasındaki fark, sonucun kime ait olacağını belirler. Bir hizmet buluşu, çalışanın iş ilişkisi süresince, ya kendisine verilen görevleri yerine getirirken ortaya çıkan ya da işletmenin deneyiminden ve kaynaklarından önemli ölçüde yararlanan bir buluştur. Serbest buluş ise, çalışanın istihdamı sırasında yaptığı, genellikle görevi ile bağlantısı olmayan ve işverenin katkısı olmadan geliştirilen diğer her buluştur. Bu etiket bir tercih meselesi değildir; buluşun nasıl ve nerede ortaya çıktığından kaynaklanır.
Bu iki kategori birkaç temel noktada farklılaşır:
- Nasıl ortaya çıktığı: hizmet buluşu işten veya işverenin iş ve kaynaklarından doğarken, serbest buluş işin dışında, işverenin katkısı olmadan ortaya çıkar.
- Kime ait olabileceği: hizmet buluşu, işveren talepte bulunduğunda ona geçebilirken, serbest buluş çalışan buluşçuda kalır.
- Çalışanın ilk yükümlülüğü: bir hizmet buluşunu gecikmeden yazılı olarak işverene bildirmek, serbest bir buluşun varlığını da yine işverene bildirmek.
- Ödeme: talep edilen bir hizmet buluşu çalışana makul bir bedel hakkı verirken, serbest bir buluşta işverene hiçbir şey borçlu değildir.
Kategori sonraki her adımı belirlediğinden, başlangıçta doğru sınıflandırmayı yapmak sonraki herhangi bir adımdan daha önemlidir.
Çalışanın Hizmet Buluşunu Bildirme Yükümlülüğü
Bir hizmet buluşu yapan çalışan, bunu gecikmeden yazılı olarak işverene bildirmelidir. Bu bildirim, tüm sürecin tetikleyicisidir ve zamanlaması her iki tarafı da korur. Bildirim, işverenin ne yaratıldığını anlayıp ne yapacağına karar verebilmesi için, teknik sorunu, çözümü, buluşun nasıl yapıldığını ve katkıda bulunan kişilerin isimlerini içermelidir. Yararlı bir uygulama, tarihin net olması için bildirimi olağan proje güncellemelerinden ayrı tutmaktır.
İşveren eksiksiz bir bildirim aldığında, kendi süresi işlemeye başlar. İşveren ayrıca, erken açıklamanın gelecekteki bir patentin dayandığı yeniliği yok edebilmesi nedeniyle, karar verirken buluşu gizli tutmak zorundadır. Türkiye’de personeli bulunan yabancı şirketler için, bu bildirim yükümlülüğü ana şirketin nerede bulunduğuna bakılmaksızın yerel iş ilişkisine uygulanır, dolayısıyla bir çalışan tarafından yapılan bir buluşun kime ait olduğu, Türkiye’de yapılan iş için Türk kuralları çerçevesinde belirlenir.
İşverenin Hizmet Buluşuna El Koyma Hakkı
Bir hizmet buluşu bildirildikten sonra, işveren tam veya kısmi bir talepte bulunabilir ve bunu yasal süre içinde yazılı olarak bildirmelidir. Tam talep, buluş üzerindeki tüm hakları işverene devreder ve işveren bu sayede kendi adına patent veya faydalı model başvurusu yapabilir. Kısmi talep ise işverenin buluşu kullanmasına izin verirken, sahiplik çalışanda kalır. Bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla, uygulama yönetmeliği işverene eksiksiz yazılı bildirimden itibaren yanıt vermesi için dört ay süre tanımaktadır, ancak bu süreler değişebileceğinden güncel süreyi bir patent vekiline doğrulatmanız önerilir.
İşverenin sessiz kalması durumunda ne olacağı büyük önem taşır. Bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla, işverenin süresi içinde talep etmediği bir hizmet buluşu, serbest buluş olarak kabul edilir ve dolayısıyla çalışana geri döner. İşveren, çalışanın buluşu kullanmasını engelleyen kısmi bir talepte bulunursa, çalışan işverenden buluşu ya tam olarak talep etmesini ya da serbest bırakmasını isteyebilir. Türkiye’de çalışan buluş haklarının şirket içinde açık şekilde yönetilmesi, bu tür anlaşmazlıkların çoğunu önler.
Türkiye’de Çalışan Buluş Bedeli
İşveren bir hizmet buluşunu talep ettiğinde, çalışan bu buluş için makul bir bedele hak kazanır. Türkiye’de çalışan buluş bedeli sabit bir rakam değildir; buluşun yaratabileceği ekonomik değer, çalışanın işletme içindeki görev ve konumu ve işletmenin bunu mümkün kılmadaki payı dikkate alınarak hesaplanır. Amaç, buluşun işverenin kaynakları kullanılarak yapıldığını göz ardı etmeden buluşçuyu adil şekilde ödüllendirmektir.
Yönetmelik, bedelin hesaplanması için değerleme yöntemleri ve faktörler belirler ve tarafları aralarında anlaşmaya teşvik eder. Anlaşamadıkları durumda, uyuşmazlık Kanun’daki çerçeve kapsamında tahkime götürülebilir. Türkiye’de çalışan buluş bedeli yaygın bir sürtüşme kaynağıdır, bu nedenle birçok işveren önceden şeffaf bir hesaplama yöntemi belirler ve birçok buluşçu buluşun ticari sonuçlarına ilişkin kayıt tutar. İyi hazırlanmış bir politika, işletmenin ihtiyaç duyduğu yatırım güvenini sağlarken Türkiye’de çalışan buluş haklarını da korur.
Serbest Buluşlar ve Çalışanın Devam Eden Yükümlülükleri
Serbest bir buluş çalışana aittir, ancak yine de birkaç yükümlülük devam eder. Bir çalışan, iş ilişkisi sırasında serbest bir buluş yaparsa, genellikle bunu işverene bildirmelidir; böylece işveren, buluşun gerçekten serbest mi yoksa gizlenmiş bir hizmet buluşu mu olduğunu kontrol edebilir. Serbest buluş işverenin faaliyet alanına giriyorsa, çalışanın genellikle bunu başka bir yerde kullanmadan önce işverene makul şartlarla en azından münhasır olmayan bir kullanım hakkı sunması beklenir.
Bu yükümlülükler, buluşun işverenin iş kolunda açıkça kullanılamayacağı durumlarda ortadan kalkar. Amaç her iki yönde de adaleti sağlamaktır: çalışan işe hiçbir şey borçlu olmayan bir buluşu elinde tutarken, işveren kendi işine yakın olan her şeye ilk ve dürüst bir bakış hakkı elde eder. Serbest buluşları doğru şekilde ele almak, bir çalışan tarafından yapılan bir buluşun kime ait olduğunu daha sonra tartışmasız yönetmenin bir parçasıdır.
Türkiye’de Üniversite ve Kamu Destekli Projelerdeki Çalışan Buluşları
Üniversitelerde veya kamu destekli projeler kapsamında yapılan buluşlara özel kurallar uygulanır. Yükseköğretim kurumlarındaki akademik personel ve araştırmacılar tarafından yapılan buluşlarda, haklar genellikle bireyden çok kuruma aittir, ancak buluşçu kurumun buluştan elde ettiği gelirden bir pay almaya hak kazanır; bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla en az üçte bir oranında. Bu düzenleme, araştırmayı teşvik ederken bunu yapan kişileri de ödüllendirmeyi amaçlar.
Kamu destekli projeler kapsamında üretilen buluşlar, kendi tahsis kurallarını izler ve bu kurallar hakları projeyi yürüten kuruma verebilir. Bu özel rejimlerdeki kesin oranlar ve koşullar Kanun ve yönetmeliği tarafından belirlendiğinden ve güncellenebileceğinden, belirli bir rakama dayanmadan önce güncel durumu bir patent vekiline doğrulatın.
Türkiye’de Çalışan Buluşlarında Her İki Tarafı Korumak
Bu buluşları yönetmenin en temiz yolu, bir buluş ortaya çıkmadan önce plan yapmaktır. İşverenler, personelin buluşları nasıl bildireceğini, taleplerin nasıl yapılacağını ve bedelin nasıl hesaplanacağını açıklayan yazılı bir buluş politikasından yararlanır. Çalışanlar ise ne yaptıklarına ve bunu ne zaman bildirdiklerine dair tarihli kayıtlar tutmaktan yararlanır. Kanun’un koruduğu hakları elden çıkarmaya çalışmak yerine Kanun’a saygılı bir sözleşme, her iki tarafa da fayda sağlar; çünkü çalışanı haksız şekilde dezavantajlı duruma düşüren anlaşmalar itiraz konusu olabilir.
Türkiye’de çalışan buluşları kime aittir sorusunu çözmek nadiren tek bir dramatik uyuşmazlıkla ilgilidir; doğru sırayla bildirim, talep ve bedel adımlarını izlemekle ilgilidir. İstanbul merkezli bir marka ve patent vekili firması olan Leo Patent, işverenlere ve buluşçulara hizmet buluşları konusunda danışmanlık yapar, buluş ve devir maddeleri hazırlar ve ortaya çıkan patent ve faydalı modelleri TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirir. Sınıflandırmayı ve evrak işlerini erkenden doğru yapmak, bu uyuşmazlıkların ileride maliyetli bir soruna dönüşmesini engelleyen şeydir. Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye’de çalışan buluşları kime aittir?
Türkiye’de çalışan buluşları, sınıflandırmalarına göre sahiplenilir. İşten veya işverenin işinden doğan bir hizmet buluşu, buluşçuya makul bir bedel ödenmesi karşılığında işveren tarafından talep edilebilir. İşin dışında yapılan bir serbest buluş ise, işvereni bilgilendirme yükümlülüğüne tabi olarak çalışana aittir.
Hizmet buluşu ile serbest buluş arasındaki fark nedir?
Hizmet buluşu, çalışanın görevlerinden doğar veya işverenin kaynaklarına önemli ölçüde dayanır, serbest buluşta ise böyle bir bağlantı yoktur. Türkiye’de hizmet buluşları işveren tarafından talep edilebilirken, serbest buluşlar çalışanda kalır ancak genellikle yine de işverene açıklanması gerekir.
Çalışan bir buluşu işverene bildirmek zorunda mıdır?
Evet, bir hizmet buluşu yapan çalışan, sorunu, çözümü ve buluşun nasıl yapıldığını açıklayarak bunu gecikmeden yazılı olarak işverene bildirmelidir. Serbest bir buluş bile, işverenin durumunu doğrulayabilmesi için genellikle açıklanmalıdır.
İşverenin bir hizmet buluşunu talep etmesi için ne kadar süresi vardır?
Bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla, uygulama yönetmeliği işverene eksiksiz yazılı bildirimden itibaren tam veya kısmi talepte bulunması için dört ay süre tanır. İşveren süresi içinde talepte bulunmazsa, buluş serbest buluş olarak kabul edilir. Bu süreler değişebileceğinden güncel süreyi bir patent vekiline doğrulatın.
Türkiye’de çalışan buluş bedeli nasıl hesaplanır?
Türkiye’de çalışan buluş bedeli, buluşun yaratabileceği ekonomik değere, çalışanın görev ve konumuna ve işverenin bunu mümkün kılmadaki katkısına dayanır. Sabit bir rakam yoktur; yönetmelik değerleme yöntemleri sunar ve uyuşmazlıklar tahkime götürülebilir.
Bir iş sözleşmesi çalışanın buluş haklarını ortadan kaldırabilir mi?
Hayır, bir sözleşme Kanun’un koruduğu hakları basitçe çalışandan alamaz. Çalışanı hizmet veya serbest buluşlar konusunda haksız bir dezavantaja sokan anlaşmalar itiraz konusu olabilir, bu nedenle sözleşme maddeleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndaki çerçeveyi geçersiz kılmak yerine bu çerçeveyi izlemelidir.
Türkiye’de üniversite araştırmacıları tarafından yapılan buluşlar kime aittir?
Yükseköğretim kurumlarındaki araştırmacılar tarafından yapılan buluşlar genellikle kuruma aittir, ancak buluşçu buluştan elde edilen gelirden bir pay almaya hak kazanır; bu makalenin yazıldığı tarih itibarıyla en az üçte bir oranında. Kamu destekli proje buluşları ayrı tahsis kurallarını izler.
Leo Patent Hakkında
Leo Patent, Türkiye genelinde yabancı ve Türk müşterilere hizmet veren önde gelen bir marka ve patent vekili firmasıdır. Firma, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) ve İstanbul Ticaret Odası (sicil no. 308755-5) nezdinde kayıtlıdır ve Türkiye’de ve uluslararası düzeyde marka, patent, tasarım ve diğer fikri mülkiyet tescillerini yürütür.
Bu makale, Leo Patent genel müdürü, tescilli marka vekili (TÜRKPATENT sicil no. 2900) ve tescilli patent vekili (TÜRKPATENT sicil no. 1677) olan Burak Ünal‘ın gözetiminde hazırlanmıştır. Kendisi Boğaziçi Üniversitesi’nden İşletme lisans derecesine (2016) ve Chevening Bursiyeri olarak okuduğu London School of Economics’ten Finans alanında yüksek lisans derecesine sahiptir; ayrıca Galatasaray Spor Kulübü kongre üyesidir. Müşterilerine Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Çince danışmanlık vermektedir. Türkiye’de marka ve patent vekilliği, avukatlıktan ayrı, düzenlenmiş bir meslektir: Burak Ünal avukat değildir ve Leo Patent avukatlık hizmeti veya mahkemede temsil hizmeti sunmaz.
Türkiye’de marka veya patent konusunda yardıma mı ihtiyacınız var? Danışmanlık için Leo Patent ile iletişime geçin: www.leopatent.com · [email protected] · WhatsApp +90 532 689 48 18.
Yasal Uyarı: Leo Patent bir marka ve patent vekili firmasıdır ve bir hukuk bürosu değildir; avukatlık hizmeti, hukuki danışmanlık veya mahkemede temsil hizmeti sunmaz. Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve kendi durumunuzu değerlendirmek için nitelikli bir uzmana danışmanız önemle tavsiye edilir. Bu makaledeki bilgilerin kullanımından doğabilecek herhangi bir sorumluluk kabul edilmemektedir.







